Bugün karşınıza öyle atölyelerde kesilip biçilmiş, insan eliyle cilalanıp uysallaştırılmış formlarla değil; yerin kilometrelerce altından nasıl koptuysa, Rabbimin fırınından nasıl çıktıysa o en vahşi, en saf, en sarsıcı haliyle geldim: Ham Dumanlı Kuvars!
Neden mi özellikle ham parça? Çünkü bir taşa ne kadar müdahale ederseniz, enerjisini o kadar ehlileştirirsiniz. Ama doğanın bu el değmemiş, sivri, kırıklı ve tamamen orijinal kütlesini evinizin bir köşesine koyduğunuzda, kelimenin tam anlamıyla hanenizin tam ortasına bir dağın sarsılmaz kökünü dikmiş olursunuz. O, evinizin ana paratoneridir resmen!
Herkes onun o dumanlı, koyu rengine bakıp karamsar bir enerjisi var sanır ama inanın bana işin aslı bambaşka. Evin içinde havada asılı kalan o tartışma enerjilerini, kapıdan içeri taşıdığınız iş stresini, "acaba ne olacak" diyen o bitmek bilmeyen gelecek anksiyetesini sünger gibi emip doğrudan toprağa akıtan en şefkatli temizleyicidir o. Eğer hanenizde geçmişe takılıp kalanlar varsa, bırakılması gereken eski huylar, toksik anılar bir türlü kapı dışarı edilemiyorsa, bu ham kütle o evin içine müthiş bir "vazgeçme ve arınma" cesareti yayar. Evin üzerindeki o ağır, melankolik havayı şak diye keser atar.
İşin o muazzam ilahi matematiği o dumanlı yapının altında da bizimle. Biliyorsunuz, kuvars ailesinin kimyasal formülü SiO2'dir. Silisyumun atom numarası 14, iki oksijenin ise 8'erden toplam 16'dır. Bunları topladığınızda ne yapar? 30! Kuran'da 30. sure 30. ayet fıtrat ayetidir dostlar. Yani evinizin o en güzel köşesinde duran bu dumanlı kütle sadece bir dekor değil; hanenizi o en sağlam, en güvenli ve o hiç kirlenmemiş ilk yaratılışınızdaki sarsılmaz fıtratına döndüren devasa bir frekanstır. Ailenizin ayaklarını yere öylesine sağlam bastırır ki, dışarıdan gelen hiçbir fırtına sizi deviremez.
Üstelik bu devasa ham kütleyi evinize koyduğunuzda fiziksel olarak da harikalar yaratır. Evdeki o sürekli açık olan Wi-Fi modemlerden, dev ekran televizyonlardan, hepimizin elindeki akıllı telefonlardan yayılan sinsi radyasyonu, o görünmez elektromanyetik kirliliği anında çeker alır.
Ama size bu ham kütleyi eve yerleştirirken çok kritik bir sır vereyim; bu yeryüzünün en baba topraklanma taşı olduğu için onu öyle yüksek yerlere, vitrinlerin en üst raflarına falan koymayın. Evin kahrını çekmesi, o negatif enerjiyi toprağa aktarabilmesi için yere yakın köşelere yerleştirin. TV ünitelerinin alt kısımlarına, kabloların ve modemin yoğun olduğu yerlere ya da yatağınızın ayakucu köşelerine koyun. Bırakın o bütün sessiz ağırlığı, zehri içine çekip toprağa versin :)
Kısacası hanede huzur, odalarda sükunet, aileniz için ayakları yere basan sarsılmaz bir zemin istiyorsanız, yeryüzünün bu el değmemiş mucizesi evinizde yerini almayı bekliyor!